Doğru Hedef Kitleye Reklam Vermek İstemez misiniz?

Reklam sektörü, internet devrimine kadar minimal kriterler üzerinden hedef kitlelere reklamlarınızı göstermeyi taahhüt ediyordu. Bugün dijital evren size istediğiniz hedef kitleye, istediğiniz aralıklarda reklam göstermeyi taahhüt ediyor.

Klasik medyada medya planlama, sosyo-ekonomik kriterlere göre dağınık mecralarda reklamlarınızı göstermeyi vaat ediyor. Bir inşaat firması yeni konut projesini duyurabilmek için milyonlarca dolar harcayarak hangi sosyo-ekonomik sınıfa hitap ediyorsa onlara hitap edeceğini düşündüğü programa veya yayına para ödüyordu. Tabi ki buradaki bilinmezlik kriteri ön plana çıkıyor. Çünkü medya planlama şirketleri o programı sizin hedef kitlenizin izlediğini belirli bilinmezlerle önünüze koyuyor.

Yeni bir konut projesi yapan firmanız, A ve B sosyo ekonomik statü (S.E.S) özelliklerini taşıyan bir hedef kitleyi pazarlama stratejisinde konumlandırıyor. Bunun için klasik medya araçlarında bir reklam kampanyası düzenlemek istiyorsunuz ve medya planlama konusunda doğru hedef kitleye ulaşmak için firmadan istatistiklerle hazırlanmış bir sunum alıyorsunuz.

Kendi karar alan ve yatırımlarını yapabilen toplam hedef kitle aralığınızı nüfus istatistiklerine göre 1 milyon olarak kabul ediyoruz.

Şimdi bu istatistikleri reklam verdiğiniz X TV programından elemeye başlayalım:

Bu TV programını reyting oranlarına göre yaklaşık 100 bin kişinin izlediğini varsayıyoruz.

1- Saat 13:00’da yayınlanan bu programı hedeflediğiniz kitlenin TV başında olduğunu varsaymak zorundayız. Oysaki izleme alışkanlıkları belirlediğiniz kitlenin sadece yüzde 10’unun görebileceğini ortaya koyuyor.

2- Yüzde 10’luk dilimin ise o an algıda seçicilik kriteri çok da hesaba katılmayan bir başlık. İzleyicinin o an tepkileri ölçülemediği için ancak satış noktasında reklam kampanyanızın sonuç alıp alamadığını görebiliyorsunuz. Eğer kampanyanız başarısız ise bu medya planlaması için harcadığınız paralar ne yazık ki çöpe gidiyor.

3- Hedef kitlenizin bu programı izleyip izlemediğini net bir biçimde bilemediğiniz gibi hangi saat aralığında kesin TV izliyor diyemiyorsunuz. Dolayısıyla kısıtlı imkanlar içinde daha fazla frekans ve mecrada sizin yer almanız gerektiği medya planlamacılar tarafından size tavsiye ediliyor. Tabi ki frekans arttıkça bütçenizin de artacağını unutmayın!

4- X bir şehirdeki konut projeniz için hiç ilgilisi olmayan Y şehrindeki kişiye reklamlarınızı göstermek durumundasınız. Tabi ki istatistiklerden bu hedeflemeyi de çıkarmanız gerekiyor.

Genel olarak baktığımızda klasik medya araçları üzerinden verdiğiniz reklamların geri bildirim mekanizmalarının olmaması ya da düşük kalması, hedeflemenizin kapsamının geniş olması ve maliyetlerin yüksek olması negatif etkenler olarak klasik medyanın çözüm bulamayacağı başlıklar arasında yer alıyor.

Peki, dijital evren bize medya planlama konusunda neler sunuyor?

1- Yaş, cinsiyet, ilgi alanları, zevkleri, takip ettikleri konular, coğrafi konum, meslek grupları ve sosyo-ekonomik seviyeleri dijital evrende hedef kitlenizi belirlemenizde kullanabileceğiniz başlıklar arasında yer alıyor.

2- Hedeflemenizin reklamınızı kaçırma gibi bir şansı yok. Gösterim sayısına göre reklam bütçenizi belirleyerek, reklamınızın kaç kişiye gösterileceğine siz karar verebilirsiniz.

3- Geri bildirim mekanizmaları karşılıklı olduğu için dijital evrende yaptığınız bir kampanyanın kaç kişi tarafından beğenildiğini, ilgilenildiğini görebilirsiniz. Bir adım daha ileri giderek kampanyalarınız hakkında direk kullanıcılardan gelen talepleri ve yorumları takip edebilirsiniz.

4- Bütçelemeniz tamamen sizin kontrolünüzde olurken klasik mecrada size ulaştığınız iddia edilen hedef kitleye ulaşıp ulaşmadığınızı rakamlarla ve istatistiklerle görebilirsiniz.

5- Klasik mecralarda harcadığınız bütçelerin çok çok altında bütçelemelerle sonuca ulaşmanızda en önemli artılar arasında olsa gerek.